Yalova'da Mutlaka Görmeniz Gereken 4 Yer

19.10.2017

Tarihi geçmişi M.Ö 3000 yılına kadar uzanan, tarih boyunca Hititler, Frigler, Persler, Romalılar, Bizans imparatorluğu ve Osmanlılar gibi güçlü medeniyetlere tabi olan Yalova; Marmara bölgemizin şifalı kaplıcaları, yemyeşil zeytin bahçeleri, berrak ve masmavi denizi ile ön plana çıkan en turistik şehirleri arasında bulunuyor. Kuzeyinde ve batısında Marmara denizi, güneyinde Gemlik körfezi ile çevrili olan Yalova; kıyı ve kaplıca turizminin yanı sıra av turizmi açısından da oldukça gelişmiş bir kent olma özelliğine sahip. Bu yazımızda Yalova’ya yolunuz düştüğünde mutlaka uğramanız gereken, şehrin en güzel doğal ve tarihi güzelliklerinden bahsetmek istedik. Yalova'ya vardığınızda Yalova araç kiralama ofisimizden kiralayacağınız bir araçla şehri ve çevresini keşfetmeye başlayabilirsiniz.

İşte, Yalova’da Mutlaka Görmeniz Gereken 4 Yer

Erikli Yaylası

Sınırlarındaki şelaleleri ile görenleri daha ilk anda büyülemeyi başaran Erikli yaylası; Çınarcık ilçesinin Teşvikiye köyünde bulunuyor. Denizden tam olarak 600 metre yükseklikte bulunan yayla; doğaseverler için mükemmel bir doğa yürüyüşü deneyimi vaat eden bir adet yürüyüş parkuruna da sahip. Çok sayıda ıhlamur, elma, köknar ve kestane ağaçları ile çevrili olan Erikli yaylasına yaz aylarında serinlemek için çıkabilir; dilerseniz burada piknik yapabilir ya da kamp kurabilirsiniz.

Yürüyen köşk

Turistler tarafından yoğun ilgi gören Yürüyen köşk; Yalova’nın doğal güzelliklerinin keyfini sürebileceğiniz bir diğer adres. Atatürk tarafından yaptırılan ve diğer adı Yalova Atatürk köşkü olan Yürüyen Köşk’ün kendine has ilgi çekici bir hikayesi de bulunuyor. Hikayeye göre Yürüyen Köşk’ün temelleri atılırken bölgedeki çınar ağaçlarının kesilmesi kararlaştırılmış. Bu duruma engel olmak isteyen Atatürk’ün emri ile köşkün temellerine inilmiş ve toprak 4.80 metre kaydırılmış. Turistler tarafından dört mevsim ziyaret edilen Yürüyen Köşk’e giderken, fotoğraf makinenizi de yanınızda götürmeyi unutmayın!

Yalova Kara Kilise

İnşa tarihi M.S 500 olan, ilk yapıldığında bir hamam olarak kullanılan Kara Kilise; yıllara meydan okuyarak günümüze kadar sağlam kalmayı başaran bir yapı. Roma döneminde kilise olarak kullanılmaya başlayan bu yapıdan geriye kalanlar birkaç kemer ve kubbeden ibaret olsa da Çiftlikköy’deki bu tarihi yapı; kesinlikle görülmeye değer!

Karaca Arboretumu

Yalova’nın Samanlı köyündeki bu mekan; bin bir çeşit bitki bahçeleri ile sadece bitki bilimcilerin değil yerli halkın ve turistlerin de ilgisini çekmeyi başarıyor. Gül bahçeleri, iris bahçeleri ve 5 bin odunsu bitki türü ile çevrili olan arboretum; ancak rehber eşliğinde gezilebiliyor. Doğanın en güzel mucizelerinden biri olan binlerce bitki türünü yakından görmek için mutlaka arboretuma uğramanızı öneriyoruz!