Konya'da Yapmanız Gereken 5 Şey

17.04.2017

Tarihte Anadolu Selçuklu Devleti ve Karamanoğulları beyliğine başkentlik yapan, Mevlana böreği ve Etli ekmeği ile meşhur olan Konya; doğal ve tarihsel zenginlikleri ile adeta bir turizm merkezi olma özelliği taşıyor.

Dünyanın en eski yerleşim birimlerinden biri olarak kabul edilen ve UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Çatalhöyük’ü de sınırları içerisinde bulunduran Konya’nın en önemli simgesi ise ünlü tasavvuf şairi Mevlana.

Bu yazımızda sonsuz sayıda türbe, medrese, kilise, antik kent, mağara ve müzeye ev sahipliği yapan Konya’ya yolunuz düştüğünde kesinlikle ziyaret etmeniz gereken yerleri sizlerle paylaşmak istiyoruz. Konya'ya indiğinizde Konya Havalinanı araç kiralama ofisimizden bir araç kiralayarak gezinize başlayabilirsiniz.

İşte Konya’da Kesinlikle Yapmanız Gereken 5 Şey:

Nasreddin Hoca Türbesi’ni Ziyaret Edin!

Selçuklu ve Osmanlı Dönemini’nin en büyük mizah kahramanı olarak tarihe geçen, hikayeleri ve fıkraları ile kültürümüzde önemli bir yer edinen Nasreddin Hoca’nın mezarının bulunduğu Nasreddin Hoca Türbesi’nin ziyaret etmeniz gereken ilk yer olduğunu düşünüyoruz.

Birinci Anadolu Beylikleri döneminde inşa edilmiş olan bu türbe; 1906 yılında Konya Valisi tarafından restore edilmiş ve türbenin bakımını Nasreddin Hoca’nın torunları ve alt soyu üstlenmiş.

Akşehir-Konya yolu üzerinde bulunan bu türbeyi ziyaret ederek; muhteşem bir erken dönem Anadolu Türk mimari örneğini görme şansını elde edebilirsiniz.

Mevlana Müzesi’ne Uğrayın!

Mevlana Türbesi olarak da adlandırılan Mevlana Müzesi; Osmanlı Dönemi’nde Mevlanı’nın dergah olarak kullandığı ve 1926 yılından beri faaliyet gösteren, her yıl yerli turistlerin yanı sıra yabancı turistler tarafından da yoğun ziyaretçi akınına uğrayan bir müze.

Mevla’nın türbesinin yer aldığı bu müzede türbe çevresinde derviş hücreleri, mescit, şadırvan, semahane vb. birden çok yapı bulunuyor. Selçuklu, Karamanoğlu ve Osmanlı mimarisine dair örnekler taşıyan ve bir külliye örneği olan Mevlana Müzesi’nin mimarı ise Bedreddin Tebrizi.

Mevlana Müzesi; Selçuklu Dönemi’nde Selçuklu Sarayı’nın gül bahçesi olarak kullanılmış ve Alaeddin Keykubat tarafından Mevlana’nın babasına hediye edilmiş.

Müzeyi baştan sona gezerek, Osmanlı, Selçuklu ve Karamanoğlu mimarisinin muazzam eserlerine şahit olabilirsiniz.

Kilistra Antik Kenti’nde Konaklayın!

Konya’ya 49 km uzaklıkta bulunan Konya Meram ilçesindeki bu antik kent; Helenistik dönem ve Roma Çağı’nda yerleşim yeri olarak benimsenmiş.

Çok sayıda kayalara oyulmuş ev, kilise, şaraphane, sığınak, sarnıç ve anıtsal kaya mezarlarına rastlayabileceğiniz Kilistra Antik Kenti; Gökyurt Köyü’nde bulunuyor.

Dilerseniz Gökyurt Köy Konağı’nda birkaç gün konaklayarak; hem Antik Kenti keşfe koyulabilir hem de Gökyurt yöresine özel yaban eriğinden turşu, kabak yemeği, ahlattan komposto gibi sıra dışı lezzetleri tadabilirsiniz.

Konya Sille Köyü’nü Gezin!

Tarihi geçmişi Neolitik Çağ’a kadar uzanan Konya Sille; butik otelleri, eski Rum evleri, kafeleri, volkanik kayalara oyulmuş mağaraları ve kiliseleri ile kendinizi Roma döneminde yaşıyormuş gibi hissedebileceğiniz mükemmel bir atmosfere sahip.

Her bir köşesinde Roma dönemine ait izler taşıyan Sille; Konya’nın Selçuk ilçesine 8 kmlik bir uzaklıkta bulunuyor.

Burada bulunan butik otellerden birinde konaklayarak, kendinizi bir masal kahramanı gibi hissedebilirsiniz.

Çatalhöyük’e Uğramayı Unutmayın!

Konya’nın Çumra ilçesinde bulunan Doğu ve Batı olacak şekilde iki adet höyükten oluşan Çatalhöyük; Neolitik ve Kalkolitik Çağ’a ait olan birbirine bitişik olarak inşa edilen kerpiç evlerin yer aldığı bir yerleşim yeri.

Tarihi geçmişi M.Ö 7000-8000 yıllarına kadar uzanan Çatalhöyük’te 9000 yıl öncesinde yaşayan insanların kullandığı bileziklere, aynalara, taş boncuklara, çanak çömleğe ve çok daha fazlasına tanıklık edebilirsiniz.

Mistik ve fantastik zaman geçirmek adına Konya seyahatinizi kesinlikle Çatalhöyük’e uğramadan tamamlamayın.